Kampanyalı Ramazan Programı · 14 Gece 15 Gün
RAMAZAN UMRESI 14 GECE 15 GÜN İSTANBUL KALKIŞLI

Kampanyalı Ramazan Programı · 14 Gece 15 Gün

Süre
15 Gün
Rota
İstanbul → Cidde → Mekke → Medine → İstanbul
Kalkış
10 Mar 2026
Program Hakkında

Bu Program Hakkında

Kampanyalı Ramazan Programı 10.03.2026 tarihinde İstanbul'dan Cidde'ye hareket eder, 21.03.2026 tarihinde Medine'ye geçilir ve 24.03.2026 tarihinde İstanbul'a dönülür (14 gece / 15 gün). Konaklama Şişe Bölgesi servisli otellerde (Harem'e 3-4 km) yapılır. Kişi başı ücret oda tipine göre 2.050 USD ile 2.900 USD arasında değişir.

Saygın Tur Umre Programlarında Ziyaret Edilecek Yerleri Uzman Rehberlerimiz Eşliğinde Gerçekleştirilecek Mekke ve Medine Ziyaret Yerleri Aşağıda Belirtilmiştir. İstifade etmeniz dileklerimle….Huzurlu Bir Umre için; Sevgi, Saygı Muhammet ile Kutsal Toraklara açılan kapınız.

Uçuş

Gidiş-dönüş uçak bileti dahil

Konaklama

Sabah kahvaltısı ve akşam yemeği dahil

Vize

Vize ve konsolosluk işlemleri dahil

Rehberlik

Saygın Turizm rehberlik hizmeti
Gün Gün Program

Günlük Program Akışı

GÜN1
MEKKE

İstanbul → Cidde → Mekke

10.03.2026 · İstanbul'dan Cidde'ye gidiş uçuşu ve Mekke'ye geçiş.

GÜN12
MEDINE

Mekke → Medine

21.03.2026 · Medine'ye ara geçiş.

GÜN15
DÖNÜŞ

Medine → İstanbul

24.03.2026 · İstanbul'a dönüş uçuşu.

Ziyaret Programı

Ziyaret Edilecek Mübarek Mekânlar

Medine-i Münevvere

Medine-i Münevvere

Medine-i Münevvere
Ravza-i Mutahhara (Cennet Bahçesi)
Cennet-ül Baki (Baki Mezarlığı)
Hz. Ebubekir Mescidi
Gamame Mescidi
Mescid-i Ömer (R.A)
Mescid-i Osman (R.A)
Mescid-i Ali (R.A)
Kuba Mescidi
Mescid-i Kıbleteyn
Uhud Dağı ve Şehitliği
Okçular Tepesi
Yedi Mescitler - Hendek Meydanı
Cuma Mescidi
Amberiye Mescidi
Hurma Bahçesi
Mekke-i Mükerreme

Mekke-i Mükerreme

Mescid-i Haram
Kabe-i Muazzama
Peygamber Efendimizin Doğduğu Ev
Cennet-ül Mualla Mezarlığı
Nur Dağı
Sevr Dağı
Secere Mescidi
Arafat
Müzdelife
Mescid-i Cin
Mina
Hudeybiye
Curane
Akabe Mescisi
Konaklama

Otel Bilgileri

Şişe Böl. Servisli 3-4 km

Sabah Kahvaltısı + Akşam Yemeği
Hizmet Kapsamı

Fiyata Dahil Olan / Olmayan Hizmetler

Fiyata Dahil
Gidiş - Dönüş Uçak Bileti
Belirtilen Otellerde Gün sayısı kadar konaklama
Sabah kahvaltısı ve akşam yemeği
Vize ve konsolosluk İşlemleri
Seyahat Sigortası
Diyanet kartı
Cidde, Mekke, Medine'de Otobüslerle Transferler
Karşılama ve Uğurlama
Mekke ve Medine Çevre Ziyaretleri
Hurma Bahçesi Ziyareti
1 Adet Seyahat Çantası ve 1 Adet Sırt Çantası - Valiz etiketi
Umre Rehber Kitabı - Umre Yolcusu Kitabı
Dönüşte havalimanında verilecek 5 lt. Zemzem
Saygın Turizm Rehberlik Hizmeti
Fiyata Dahil Değil
Yurtdışı Çıkış Fonu ( 1.250 TL )
Pasaport çıkarma masrafları
Kişisel harcamalar
Erkek yolcular için İhram ve önü arkası açık terlik
Bilinmesi Gerekenler

Önemli Bilgiler ve Kurallar

1

Kayıt esnasında ödemenin 3'te 1'i ve kalan bakiye gitmeden 10 gün önce yapılmalıdır.

2

Vize sistemine girildikten sonra yapılan iptallerde 300 Usd, uçak bileti alındıktan sonra yapılan iptallerde ise ilave olarak ilgili havayolunun uyguladığı cezai müeyyede uygulanır.

3

Umreci çeşitli nedenlerle umre kaydını iptal etmesi durumda bizim yaptığımız masraflar umreciden tahsil edilecektir.

4

Umre seyahatini yarıda kesmek isterse dönüş uçak bileti değişiklik ücreti ve havalimanı transferini yolcu kendisi karşılayacaktır.

5

Yolcu gittikten sonra geç dönmek isterse buna kullanılan havayolunun uçaklarının müsaitlik durumuna göre ve kurallarına göre cevap verilir. Olabilecek ücret farkı yolcuya aittir.

6

Saygın Turizm Umre Programı kapsamında umre vizesi işlemleri sırasında, Ülkelerin Havaalanı veya benzer kurum ve kuruluşlarca tahsil edilen vergi, resim, harç ve benzeri yasal yükümlülüklerden meydana gelen değişikliklerden kaynaklanan ilave ek ücretleri Tur fiyatına yansıtma hakkını kendinde saklı tutar.

7

Tüm yolcularıma hayırlı yolculuklar diliyoruz.

Merak Edilenler

Sıkça Sorulan Sorular

Pasaport ( uçuş tarihini dikkate alarak en az 7 aylık pasaport) · Menenjit aşı kartı · Kesin Kayıt esnasında kapora ücreti · Pasaport uçuştan 15 gün öncesinden firmamıza teslim edilmelidir.

Kayıt esnasında ödemenin 3'te 1'i ve kalan bakiye gitmeden 10 gün önce yapılmalıdır. Vize sistemine girildikten sonra yapılan iptallerde 300 Usd, uçak bileti alındıktan sonra yapılan iptallerde ise ilave olarak ilgili havayolunun uyguladığı cezai müeyyede uygulanır. Umreci çeşitli nedenlerle umre kaydını iptal etmesi durumda bizim yaptığımız masraflar umreciden tahsil edilecektir. Umre seyahatini yarıda kesmek isterse dönüş uçak bileti değişiklik ücreti ve havalimanı transferini yolcu kendisi karşılayacaktır. Yolcu gittikten sonra geç dönmek isterse buna kullanılan havayolunun uçaklarının müsaitlik durumuna göre ve kurallarına göre cevap verilir. Olabilecek ücret farkı yolcuya aittir. Saygın Turizm Umre Programı kapsamında umre vizesi işlemleri sırasında, Ülkelerin Havaalanı veya benzer kurum ve kuruluşlarca tahsil edilen vergi, resim, harç ve benzeri yasal yükümlülüklerden meydana gelen değişikliklerden kaynaklanan ilave ek ücretleri Tur fiyatına yansıtma hakkını kendinde saklı tutar. Tüm yolcularıma hayırlı yolculuklar diliyoruz.

Bir kimsenin umresini tamamladıktan sonra yeni bir umre yapabilmek için tekrar Harem bölgesi hudutları dışına çıkarak orada ihrama girmesi gerekir. Bu konuda en çok bilinen yer, Hz. Âişe Mescidi’nin bulunduğu Ten’îm’dir (Kâsânî, Bedâi‘, II, 167).

Mîkâtın dışında kalan belde ve ülkelerde oturanlara “âfâkî” denir. Âfâkîlerden, hac veya umre yapmak maksadıyla Hicaz’a gidenler için, geldiği bölge veya ülkeye göre ihrama girme yerleri bizzat Hz. Peygamber (s.a.s.) tarafından belirlenmiştir. “Mîkât” denilen bu yerler beş tanedir. İbn Abbas’ın (r.a.) şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Hz. Peygamber (s.a.s.), Medîneliler için Zülhuleyfe’yi, Şamlılar için Cuhfe’yi, Necidliler için Karnü’l-menâzil’i ve Yemenliler için Yelemlem’i mîkât olarak belirledi. Bunlar, belirtilen bölge veya ülke yönünden gelen diğer belde yolcuları için de mîkâttır.” (Buhârî, Hac, 7-13, Cezâu’s-Sayd, 18; Müslim, Hac, 11-18; Ebû Dâvûd, Menâsik, 9; Nesâî, Menâsik, 17-23). Başka bir hadiste buna Iraklılar için “Zâtu ırk” ilave edilmiştir (Ebû Dâvûd, Menâsik, 8). Eğer hac veya umre yolcusunun yolu, bu noktalardan geçmiyorsa yolcu, buraların hizalarında ihrama girer. Cidde, ulemanın cumhuruna göre Hıl’den (mîkât içinden) sayılmaktadır (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, III, 482, 625). Buna göre âfâkîler Cidde’de ihrama giremez. İster deniz yoluyla, ister hava yolu ile gelsinler, kuzey ve batı istikametinden gelenler Cuhfe hizasını geçmeden ihrama girmelidirler.

Kur’an-ı Kerim’de geçen veya Hz. Peygamber (s.a.s.) ile sahabeden rivayet edilegelen duaları okumak, yerinde ve daha uygun olsa da bu duaları aynen okumak zorunlu değildir. Arzu edenler bu dualardan yararlanabileceği gibi, önceden bildiği ve devam etmekte olduğu duaları da okuyabilirler. Arapça okumayı bilmediği için kitaplarda yer alan duaları telaffuz edemeyen veya telaffuzda güçlük çekenler, okumak istedikleri duanın tercümesini de okuyabilirler. Esasen kişinin Yüce Yaratıcıya gönlünü açıp yakarmasında en güzel yol, içinden geldiği gibi dua etmesidir.

Umre yapmak üzere ihrama giren fakat umre yapacak kadar kendini sağlıklı hissetmeyen kişi, sağlığına kavuşuncaya kadar ihramlı olarak bekler; iyileşince tavaf ve sa’yini yaparak tıraş olup ihramdan çıkar. Tavaf ve sa’yini ertelemesinden ötürü de bir ceza gerekmez. Ancak bu bekleme süresi içinde ihram yasaklarına riayet etmesi gerekir.

Mescid-i Haram, Meş’ar-i Haram, Arafat başta olmak üzere Mekke hac ile ilgili rükün ve şartların ifa edildiği yerler olması bakımından müslümanların gönlünde belli bir kutsallığa sahiptir. Bu kutsallık o bölgelerin taşına, toprağına, bitkisine ve hayvanına değil; bizzat mekânların kendisine aittir. Dolayısıyla Hicaz’dan teberrük amacıyla toprak veya taş getirmenin herhangi bir dayanağı yoktur (Serahsî, el-Mebsût, XXX, 161). Âlimlerin büyük çoğunluğu bunu doğru bulmamış, hatta bir kısmı bunun haram veya mekruh olduğunu bile söylemişlerdir (Nevevî, el-Mecmû‘, VII, 454-455).

Hac ve umre ziyareti için Medine-i Münevvere’de kalınan süre içinde beş vakit namazın Mescid-i Nebevî’de kılınmasına özen gösterilir. Hz. Peygamber, Mescid-i Nebevî’de kılınacak bir namazın, Mescid-i Haram hariç diğer mescidlerde kılınan bin namazdan daha faziletli olduğunu bildirmiştir (Buhârî, Fazlü’s-salât, 1). Halk arasında Medine’de sekiz gün kalıp kırk vakit namaz kılmanın gerekli olduğu kanaati yaygın hâle gelmiştir. Bu kanaatin dayanağı, sıhhati tartışmalı olmakla birlikte, Hz. Peygamberden (s.a.s.) rivayet edilen şu hadistir: “Kim benim şu mescidimde, bir tek vakti geçirmeksizin kırk vakit namaz kılarsa, kendisi için cehennemden berat ve azaptan kurtuluş yazılır. O kişi nifaktan da uzak olur.” (Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, XX, 40; Taberânî, el-Mu‘cemü’l-evsat, II, 22) Hadis âlimleri, gerek senet gerekse metin açısından bu rivayetin sıhhatinin tartışmalı olduğunu ifade etmişlerdir (Bkz. Elbânî, ed-Da‘îfe, I, 540; Rufâî, el-Ehâdîs, s. 435-436). Fıkıh eserlerinde de hacı adaylarının Mescid-i Nebevî’de kırk vakit namazı ihmal etmemeleriyle ilgili vurgulu hükümler yer almamıştır. Bu bağlamda kırk vakit namaz konusuyla ilgili şu hadisin metin itibarıyla daha sahih olduğu bilinmektedir: “Kim ilk tekbire yetişmek kaydıyla kırk gün cemaatle namaz kılarsa o kimse için iki şeyden beraat gerçekleşir: Cehennem ateşinden ve nifaktan.” (Tirmizî, Salât, 66) Buna göre Medine’de kalış zamanı yeterli olan kişilerin, sayı hesabı yapmaksızın Hz. Peygamberin (s.a.s.) mescidinde, onun Ravza’sının yanında cemaatle namaz kılmaya devam etmeleri yerinde bir davranış olacaktır. Fakat organizasyon açısından daha kısa sürelerde kalmak zorunluluğu doğarsa, bu da anlayışla karşılanmalı ve kırk vakit kılamamanın bir eksiklik olacağı zannedilmemelidir. Zira Mescid-i Nebevî’de kırk vakit namaz kılmak, haccın ne farzı ne vacibi ne de sünnetidir. Dolayısıyla haccın tamamlanmasının bu namazlara bağlanmaması gerekir.

İhrama giren kişinin iki rekât ihram namazı kılması sünnettir. Şayet kerâhet vakti ise, ihram namazı kılınmamalıdır. Mîkât mahallinde unutularak kılınmaması hâlinde Mekke’ye geldikten sonra da kılınabilir. Ancak maddi bir ceza gerekmez. İçinde bulunulan vaktin namazını kılmak da bu iki rekât namazın yerine geçer. Bu namazın ilk rekâtında Fâtiha’dan sonra “Kâfirûn”, ikinci rekâtında ise “İhlas” sûrelerinin okunması faziletlidir (el-Fetâva’l-Hindiyye, I, 246).

Hanefî mezhebine göre ne maksatla olursa olsun, Şâfiî mezhebine göre ise hac veya umre yapmak amacıyla Harem bölgesine girmek isteyen kişinin, mîkâttan ihramlı geçmesi gerekir. Hac veya umreye giderken sebebi ne olursa olsun ihrama girmeksizin mîkât sınırından geçen kişi, henüz hac menâsikinden birine başlamadan önce geri dönüp âfâkîler için olan bir mîkât mahallinden ihrama girerek tekrar içeri girerse bir ceza gerekmez. Geri dönmezse, Hanefî’lere göre bulunduğu yerden ihrama girer ve bir koyun veya keçi kurban eder (Kâsânî, Bedâi‘, II, 164-165; Nevevî, el-Mecmû‘, VII, 10-14). Buna ceza hedyi denir. Bu tür kurbanlar Harem sınırları içinde kesilmek kaydıyla, kurban bayramı günlerinde kesilebileceği gibi diğer günlerde de kesilebilir (Merğînânî, el-Hidâye, II, 492-493; Nevevî, el-Mecmû‘, VII, 499).

Bu durumdaki kişinin, öncelikle elbisesini çıkartıp ihram bezlerine bürünerek tavaf ve sa’yini yapması gerekir. Ancak ihramlı iken bir gündüz veya gece süresince elbise giymiş olduğu için ceza olarak bir dem (koyun veya keçi kesmek) gerekir (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, III, 488, 577). Şâfiî mezhebine göre ise cezanın gerekmesi için bir günün veya gecenin geçmesi gerekmeyip ceza olarak bir dem (koyun veya keçi kesme), üç gün oruç tutma veya altı fitre miktarı sadaka verme seçeneklerinden birini tercih edebilir (Nevevî, el-Mecmû‘, VII, 383; Remlî, Nihâyetü’l-muhtâc, III, 358; Dimyâtî, Hâşiyetü i‘âneti’t-tâlibîn, II, 540-541; İbn Kudâme, el-Muğnî, V, 381-382).

İhramlı kimsenin bir gündüz veya bir gece süresince dikilmiş elbise veya iç çamaşırı giymesi durumunda dem yani küçükbaş hayvan kurban etmesi gerekir. Giyim süresi bir gündüz veya bir geceden az olursa sadaka-i fıtır verir (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, III, 488, 577). Şâfiî, Hanbelî ve Mâlikî mezheplerine göre elbise giyen kişi, süresine bakılmaksızın dem, üç gün oruç ve altı fakire sadaka vermekten birisini seçmekte muhayyerdir. Cezanın gerekmesi için bir günün veya gecenin geçmesi gerekmez (Nevevî, el-Mecmû‘, VII, 383; İbn Kudâme, el-Muğnî, V, 381-382).

Hasta olduğu için elbise giyen kişi, iyileşir iyileşmez tekrar ihram bezlerine bürünerek tavaf ve sa’yini yapar. Bu durumdaki kişi bir küçükbaş hayvan kesmek, üç gün oruç tutmak veya altı fakire sadaka vermek seçeneklerinden birini tercih edebilir (Mevsılî, el-İhtiyâr, I, 506; Şirbînî, Muğnî’l-muhtâc, I, 754; İbn Kudâme, el-Muğnî, V, 151-152,385).

İhramdan çıkmak için saç tıraşı olmak gerekir. İhramdan çıkma aşamasına geldiği hâlde tıraş olmadan elbise giyen kişi, ihram yasağı işlemiş olur. Eğer elbise giymesi bir gündüz veya bir gece devam etmişse dem (koyun veya keçi kesmek); giyim süresi bir gün veya bir geceden az olursa bir fitre miktarı sadaka vermek gerekir (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, III, 488, 577). Şâfiî mezhebine göre ise, muhayyerlik haklarından yararlanıp; ceza olarak bir dem, üç gün oruç tutma veya altı fitre miktarı sadaka verme seçeneklerinden birini tercih edebilir (Nevevî, el-Mecmû‘, VII, 367-368, 383; İbn Kudâme, el-Muğnî, V, 381-382).

Hanefî mezhebine göre ihramlı iken saç veya sakalın en az dörtte birini tıraş eden, koltuk altlarından en az birini ya da kasıklardaki tüylerin tamamını temizleyen kişiye ceza olarak dem (bir koyun veya keçi kesmek) gerekir (Mevsılî, el-İhtiyâr, I, 502). Şâfiî mezhebine göre ise böyle bir kişi muhayyerlik haklarından yararlanıp; dem, üç gün oruç tutma veya altı fakire sadaka verme seçeneklerinden birini tercih edebilir (Nevevî, el-Mecmû‘, VII, 247, 367-368, 371, 376; İbn Kudâme, el-Muğnî, V, 381-382).

Hanefî mezhebine göre ihramlı iken sakalın en az dörtte birini tıraş eden kişiye ceza olarak dem (koyun veya keçi kesmek) gerekir (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, III, 579). Şâfiî, Hanbelî ve Mâlikî mezheplerine göre böyle bir kişi, dem, üç gün oruç ve altı fakire sadaka vermekten birisini seçmekte muhayyerdir (Nevevî, el-Mecmû‘, VII, 247, 367-368, 372; İbn Kudâme, el-Muğnî, V, 381-382).

İhramlı kişinin tırnaklarını kesmesi yasaktır. Şayet tırnağını keserse, ceza gerekir; cezası ise kestiği miktara göre değişir. Şöyle ki; bir defada (aynı anda ve aynı yerde) bütün tırnakları veya bir elin yahut bir ayağın tırnaklarının tamamını kesme durumunda bir dem (koyun veya keçi kesmek) gerekir. Bir elin veya ayağın tırnaklarının tamamı kesilmeyip bir kısmı kesilirse, kesilen her bir tırnak için sadaka verilir. El ve ayaklardan her birinin tırnaklarının tamamı, ayrı ayrı yerlerde ve zamanlarda kesilirse, her biri için ayrı ceza gerekir. Eğer verilmesi gereken sadaka toplamı, bir koyun veya keçi bedelini aşarsa, her tırnak için bir sadaka yerine, istenirse tamamı için bir dem kesilebilir. Kendiliğinden kopan veya kırılan tırnakların koparılması ya da kesilip atılması ise cezayı gerektirmez (Serahsî, el-Mebsût, IV, 77; Mevsılî, el-İhtiyâr, I, 502).

Umre yapmak üzere niyet edip ihrama giren ve umre tavafını yaptıktan sonra sa’y yapmadan tıraş olan kişi, Hanefî mezhebine göre ihramdan çıkmış olur. Bu durumda umrenin sa’yini yapar ancak, umrenin sa’yini ihramlı olarak yapmak vacip olduğundan, kendisine dem (koyun veya keçi kesmek) gerekir (Mevsılî, el-İhtiyâr, I, 504). Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine göre ise, sa’y umrenin rükünlerinden biri olduğu için, kişi sa’y yapmadan tıraş olmakla ihramdan çıkmış olmaz; ihram yasağı işlemiş olur. Bu durumda yapması gereken, şayet elbise giymişse tekrar ihram bezlerine bürünerek umrenin sa’yini yapmak ve ondan sonra tıraş olarak ihramdan çıkmaktır. Ayrıca bu kişi ihramdan çıkma vakti gelmeden (sa’yden) önce tıraş olduğu ve elbise giydiği için kendisine iki ceza gerekir. Ceza konusunda ise muhayyerlik hakkından yararlanarak ya iki dem, ya altı gün oruç veya on iki fitre miktarı sadaka verme seçeneklerinden birini tercih edebilir (İbn Rüşd, Bidâye, I, 366).

Henüz tavaf yapmadan sa’y yapan ve tıraş olan kimsenin sa’yi geçerli değildir. Zira sa’yin geçerli olabilmesi için muteber bir tavaftan sonra yapılmış olması gerekir (Kâsânî, Bedâi‘, II, 134). Dolayısıyla bu durumdaki kişi ihramdan çıkmış olmaz; ihram yasağı işlemiş olur. Böyle bir kimse önce tavafını yapar, sonra sa’yini tekrarlar, daha sonra ihramdan çıkar. Ayrıca ihramdan çıkma vakti gelmeden tıraş olarak ihram yasağı işlediğinden dolayı da kendisine dem (koyun veya keçi kesmek) gerekir (Mevsılî, el-İhtiyâr, I, 502). Şâfiî mezhebine göre ise muhayyerlik haklarından yararlanıp; ceza olarak bir dem, üç gün oruç tutma veya altı fitre miktarı sadaka verme seçeneklerinden birini tercih edebilir (Nevevî, el-Mecmû‘, VII, 247, 367-368).

Tavaf ve sa’y yapmadan tıraş olan kimse ihramdan çıkmış olmaz, ihram yasağı işlemiş olur. Böyle bir kimse işlediği ihram yasağı (tırnak kesmek, elbise giymek, tıraş olmak, koku sürünmek, cinsel ilişki vb. gibi) hangi cezayı gerektiriyorsa onu öder (Mevsılî, el-İhtiyâr, I, 502). Ayrıca elbise giymişse bunları çıkarıp ihram bezine bürünüp tavafını ve sa’yini yapması gerekir.

Umre için ihrama girip tavaf ve sa’y yaptıktan sonra tıraş olmayı unutan kişinin, hatırladığı anda hemen tıraş olması gerekir. Şayet bu süre içinde ihlal ettiği ihram yasakları varsa, ihlal edilen yasağın durumuna göre gerekli olan cezayı öder.
WhatsApp Destek